Meme Kanserini Siz de Yenebilirsiniz

 

 

  Damla Çelikdamar


Meme kanseri kadınlar arasında en yaygın kanser türü. Gelişen tıbbi teknolojiler ve erken tanı yöntemleri sayesinde meme kanserinden %100 başarılı tedavi ile kurtulmak mümkün. Günden güne ölüm oranları da azalıyor. Tıptaki gelişmelerle başarılı tedavi yöntemleri geliştirilmesinin yanında, meme kanseri farkındalığının artırılarak erken tanı sayısının sağkalım oranını artırdığını söylebiliriz. İlk evrede teşhis edilen bir meme kanseri hastalığı %99, ikinci evrede ise %93 ihtimalle başarılı olacak bir tedavi sonucu yenilecektir. Erken tanıyla birlikte kişiye özel oluşturulan risk raporları ile yaşam tarzına yönelik müdaheleler de hastalığın yenilmesinde çok önemli bir yere sahip. Kişiye özel hazırlanan ve uzman görüşleriyle desteklenen yaşam tarzını benimseyen Aslıhan Çetin, bir meme kanseri sağkalanlarından. Aslıhan Hanım, meme kanserine yakalandığınızı öğrendiğinizde nasıl hissettiniz? 

Kanser olduğumu ilk öğrendiğimde, hangi evrede olduğunu da öğrenmek istedim. Hastalığımın henüz ilk evrede olduğunu öğrendiğimde ise rahatladım. Çünkü %99 ihtimalle kanseri yeneceğimi biliyordum ve öyle oldu. 


Kanseri yenebileceğinize olan bu inancınızın en önemli sebebi neydi?


Etrafımdaki insanların bana destek olacağını biliyordum. Onlar bana moral verecekler ve ben de kazanacaktım. Kazanacağımı da biliyordum, çünkü hazırlıklıydım. İnsan böyle bir şeye nasıl hazır olabilir diyeceksiniz biliyorum, ama ben yıllardır hazırlanmıştım. Tabiki bu savaşı istemiyordum ama gelmesi durumunda ne yapacağımı biliyordum, tanı konulana kadar da bilerek yaşamıştım. Daha önce büyük teyzem meme kanserine yakalanmıştı. Farkettiğimizde çok ileri evrelerdeydi ve maalesef kendisini kurtaramadık. 


Teyzenizin hastalığı sürecinde neler yaşadınız? 


Teyzemin hastalığını öğrendiğimizde, doktorların söyledikleri bizi çok umutsuzluğa düşürdü. İleri evrede olduğunu ve sağlığını yeniden kazanma şansının düşük olduğunu söylediler. Biz tabi elimizden geldiğince ona bu durumu belli etmemeye, moralini ve yaşama bağlılığını yüksek tutmaya çalıştık. Alternatif tıp, gıda takviyeleri gibi yöntemleri çok araştırdık. Süreçte kanserle mücadelede bunlar ne kadar etkili oldu bilmiyorum ama elimizden bir şey gelsin istiyorduk, elimizden geleni yapmak istiyorduk. Böyle zamanlarda hiçbir şey yapamadan sadece beklemek çok zor oluyor. En azından bunları deneyerek daha iyi hissetmesini sağladık. Teyzemin de bizimle birlikle mücadele çabası arttı. 


Bütün bunları araştırırken de meme kanseriyle ilgili de daha fazla bilgi edindik. İyi veya kötü hissettiren bilgiler bunlar, ama kanserin yenilebilir olduğunu öğrenmek bizi çok rahattlattı, inancımızı arttırdı.


İyi veya kötü hissettiren bilgiler dediniz, neler öğrendiniz bu süreçte?


Meme kanserinin yenilebilir ve %100 tedavisi olduğunu öğrendik. Teyzem aramızdan ayrılmış olsa da bizim aile için daha dikkatli olmamız gerektiğini ve yaşam tarzımıza önem vermemiz gerektiğini hatırlattı. Onu kaybettik ama bu illete başka bir aile ferdimizi vermeyeceğiz, tüm kadınlarımıza yardımcı olacağız, farkındalık yaratacağız. Tedavinin başarısının yüksek olması kadar erken tanı için yapılabilecekler de çok önemli. 


Teyzem bu savaşı verirken, meme kanserinin genetik bir hastalık olduğunu da öğrendik. Bu konuyu biraz daha araştırıp, nelerin etkili olduğunu anlamaya çalıştık. Araştırmalarım sırasında Genz Farkındalık Testi ile karşılaştım. Genetik olarak kansere yakalanma riskimizi söylüyordu bu test. Ailemizde kanser olması, sizde de oluşması ihtimalini artırıyor. Bu merakla yola çıktık, diğer aile fertlerim için de bu testi yaptırdık. 


GENZ Test ne gibi bilgiler sağlıyor size?


Genz test kansere henüz yakalanmamış kadınlarda, genlerinizden yararlanarak meme kanserine yakalanma riskinizi söylüyor. Bunun sonucunda kişiye özgü belirlenen risklerden uzak durmak için uzman görüşü veriliyor. Risklerden uzak durarak ve yaşam tarzını iyileştirerek kanser oluşma riski önemli ölçüde azaltılabiliyor ve ertelenebiliyor. Ayrıca riskinizi öğrendikten sonra kendinizi koruyacak önlemleri de alabiliyorsunuz. Daha kaliteli bir yaşam tarzı benimseyip, egzersiz yapabilirsiniz. Yapmanız gereken tarama ve kontrolleri daha sık, daha özenli yapabilirsiniz. Kanseri önlemek ve erken teşhis edebilmek için oldukça faydalı bilgiler ediniyorsunuz.  


GENZ testin verdiği bilgiler sizin hayatınızda ne gibi değişiklikler yaptı?


Bu konuya daha çok dikkat çekmemi sağladı. Meme kanserinin genetik bir rahatsızlık olduğunu öğrendikten sonra, benim ve ailemdeki diğer kadınların da risklerini öğrenmek istedim. Ondan sonra yapılacak artık hayatınıza dikkat etmek oluyor. 

Yüksek risk grubunda olduğumuzu öğrendim. Bundan dolayı çok dikkatli olmam ve kontrollerimi aksatmamam gerekiyordu. Umutsuzluğa kapılmak, paniklemek yerine bu durumla nasıl başa çıkacağımı öğrendim. Bence hiç bir kadın risklerini bilmekten korkmamalı, ben bilirsem yaşayamam dememeli. Eninde sonunda olacaksa, erkenden bilip oluşmasın diye mücadele etmek gerçekten çok önemli. Sonrası çok geç olabiliyor. 


Ben ilk olarak sigarayı bıraktım ve haftada spor için 4-5 saat ayırmaya başladım. Daha doğal şekilde, kesinlikle evde beslenmeye dikkat ediyorum. Yılda bir kere de taramalarımı gerçekleştiriyordum. Teyzemin vefatından ve bu değişikliklerden iki yıl sonra bende bir kanser gelişimi tespit edildi. Bununla karşılaşabileceğimi bilmeme rağmen, o dönem yoğun bir güç kaybı hissettim, psikolojik olarak. Ama hem dernekteki arkadaşlarım hem aile fertlerimiz sağolsun, onların destekleriyle kanseri atlattım. Bu süreçte bildiklerimi artırmamı sağlayan ve onları uygulamada destek olan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. En büyük destekçilerim onlardı. Burada Genz testine de teşekkür etmem gerekiyor. Onların yönlendirmesiyle attığım adımlar sayesinde, bu riski erken belirlediğimi ve kanseri yendiğimi biliyorum.